Pekmez ne zaman yapılır ?

Berk

New member
Pekmez Ne Zaman Yapılır? Bağ Bozumundan Geleceğin Üretim Takvimine

Pekmez denince benim aklıma ilk olarak bağ bozumu sonrası evlerin önünde kaynayan büyük kazanlar, üzüm kokusu ve kış hazırlığı geliyor. Fakat “Pekmez ne zaman yapılır?” sorusunun aslında tek bir ayla cevaplanamayacağını düşünüyorum. Çünkü Türkiye'nin farklı bölgelerinde üzümün, dutun, keçiboynuzunun veya başka meyvelerin hasat zamanı değişiyor. Üstelik iklim değişikliği, üretim teknolojileri ve tüketici alışkanlıkları da önümüzdeki yıllarda bu takvimi değiştirebilir.

Benim bu konuda kişisel üretim deneyimim yok; aşağıdaki değerlendirmeleri Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yayınları, il müdürlüklerinin üretim kayıtları ve bağcılık araştırmaları üzerinden yapıyorum. Özellikle geleceğe yönelik kısımlarda kesin hüküm vermek yerine mevcut eğilimlerden hareketle olası senaryoları tartışmak daha doğru geliyor.

Pekmez En Çok Hangi Ayda Yapılır?

Üzüm pekmezi açısından genel cevap üzüm hasadının ardından, çoğunlukla eylül ve ekim aylarıdır. Ancak bölgeye, üzüm çeşidine ve o yılın hava koşullarına göre dönem ağustostan kasım ayına kadar genişleyebilir.

Örneğin Kayseri İncesu'da Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan bilgilere göre pekmezlik üzüm hasadı ve pekmez yapımı eylül ortalarında başlayıp ekim sonlarına, bazı yıllarda ise kasım ortası veya sonlarına kadar uzanabiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Kayseri

Bingöl'ün tarım takviminde de ekim ayında üzüm hasadının tamamlanmasının ardından pestil ve pekmez yapıldığı belirtiliyor. Bingöl Tarım ve Orman Müdürlüğü

Dolayısıyla “Eylül mü, ekim mi?” diye sorarsak, ikisi de doğru olabilir. Buradaki asıl belirleyici takvim yaprağındaki tarih değil, meyvenin hasat olgunluğuna ulaşmasıdır.

Üzüm yeterince olgunlaşmadan yapılan pekmezde beklenen aroma, renk ve şeker yoğunluğu elde edilmeyebilir. Tarım ve Orman Bakanlığı Bağcılık Araştırma Enstitüsü de pekmez üretiminde hasat olgunluğuna gelmiş siyah ve beyaz-sarı üzümlerin kullanıldığını belirtiyor. Tarım ve Orman Araştırmaları

Pekmez Yapımının Başlangıç Noktası: Hasat

Geleneksel yöntem kabaca bağ bozumu ile başlıyor. Üzümler toplandıktan sonra yıkanıyor, eziliyor ve şırası çıkarılıyor. Daha sonra yöresel yönteme göre asitliği azaltma, dinlendirme, durultma ve koyulaştırma aşamalarından geçiyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın geleneksel üretim şemasında taze üzümün yıkanması, preslenmesi, asitliğinin giderilmesi, dinlendirilmesi ve ardından koyulaştırılması temel aşamalar olarak gösteriliyor. Tarım ve Orman Araştırmaları

Burada önemli bir ayrıntı var: Geleneksel açık kazan yönteminde yüksek sıcaklık nedeniyle hidroksimetilfurfural (HMF) oluşumu önemli bir kalite sorunu olabiliyor. Aynı kaynakta, geleneksel açık kazan üretiminde HMF seviyelerinin yükselmesinin mümkün olduğu ve vakum altında yapılan modern üretimin farklı sonuçlar verdiği belirtiliyor. Tarım ve Orman Araştırmaları

Bu ayrıntı bana göre gelecekte “pekmez ne zaman yapılır?” sorusunun yanına başka bir soru daha ekleyecek:

“Pekmez hangi yöntemle ve hangi sıcaklıkta yapılmalı?”

Çünkü gelecekte tüketicinin yalnızca geleneksel olup olmadığına değil, üretim koşullarına ve ürünün izlenebilirliğine de daha fazla önem vermesi muhtemel.

Dut Pekmezi ile Üzüm Pekmezinin Takvimi Aynı Değil

Pekmezi sadece üzümle sınırlamamak gerekiyor. Dut pekmezi özellikle bazı Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde önemli bir gelenek.

Örneğin Adıyaman'ın Tut ilçesinde dut hasadı haziran ayında gerçekleştiriliyor ve hasatla birlikte dut pekmezi üretimi başlıyor. Adıyaman Tarım ve Orman Müdürlüğü Bingöl'de coğrafi işaret alan Sivan Dut Pekmezi için de dut hasadı başladığında üretimin başladığı belirtiliyor. Bingöl Tarım ve Orman Müdürlüğü

Bu nedenle pratik bir takvim oluşturursak:

- Dut pekmezi: çoğunlukla ilkbahar sonu ve yaz başı

- Üzüm pekmezi: çoğunlukla yaz sonu ve sonbahar

- Şeker kamışı/sorgum temelli yöresel pekmezler: ürünün kendi hasat dönemine göre

- Keçiboynuzu ve diğer meyve pekmezleri: bölge ve ürünün olgunlaşma dönemine göre değişebilir.

Düzce'de geleneksel şeker kamışı pekmezinin ekim ayında hasat edilen kamışların hemen işlenmesiyle yapıldığına dair güncel bir Tarım ve Orman Bakanlığı kaydı da bulunuyor. Düzce Tarım ve Orman Müdürlüğü

Yani “pekmez mevsimi” aslında tek bir mevsim değil; meyvenin hasat edildiği dönemlerin toplamı.

2026 Sonrası Pekmez Takvimi Değişebilir mi?

Bence forumda asıl tartışılması gereken nokta burası.

Önümüzdeki 10-20 yıl içinde pekmez yapımının tamamen farklı bir mevsime kayacağını söylemek için yeterli veri yok. Ancak tarımsal üretimin sıcaklık, kuraklık ve aşırı hava olaylarından etkilenmesi nedeniyle hasat tarihlerinin bazı bölgelerde değişmesi oldukça makul bir beklenti.

Burada özellikle üzüm üretimini düşünmek gerekiyor. Üzümün olgunlaşma sürecindeki sıcaklık koşulları şeker birikimini, asitliği ve aromayı etkileyebilir. Bu nedenle üreticiler ileride yalnızca “Eylül geldi, pekmez yapılır” mantığıyla hareket etmek yerine bağdaki olgunluğu ölçmeye daha fazla yönelebilir.

Benim tahminim, 2030'lara doğru pekmez üretiminde sabit takvimden ziyade ölçüm temelli hasat yaklaşımının güçleneceği yönünde.

Örneğin üretici:

“15 Eylül oldu, başlayalım.”

demek yerine,

“Üzümün olgunluk değerleri hedef seviyeye geldi, bu parti artık işlenebilir.”

demeye daha fazla önem verebilir.

Bu, özellikle ticari üretimde oldukça stratejik bir değişim olabilir.

Erkek Üreticiler Açısından Stratejik Gelecek: Verim, Maliyet ve Zamanlama

Forumlarda erkek üreticilerin yorumlarına baktığımızda çoğu zaman mesele daha stratejik başlıklarla ele alınabiliyor: Hasat ne zaman yapılmalı, işçilik maliyeti nasıl düşürülür, hangi üzüm çeşidi daha verimli, kazan mı vakum sistemi mi daha ekonomik, ürün ne kadar süre saklanabilir?

Elbette bunlar erkeklere özgü özellikler değil. Kadınlar da aynı ekonomik ve teknik kararları verebilir. Buradaki ayrım biyolojik bir özellikten ziyade üreticilerin üstlendiği rollerle ilgili.

Önümüzdeki dönemde özellikle işletme sahibi erkek üreticilerin veya aile işletmelerindeki karar vericilerin, pekmez üretimini yalnızca kışlık gıda hazırlığı olarak değil, katma değerli tarımsal ürün olarak değerlendirmesi beklenebilir.

Çünkü üzümü yalnızca taze olarak satmak yerine pekmeze dönüştürmek, ürünün raf ömrünü ve pazarlanabilirliğini artırabilecek bir seçenek oluşturuyor. Ancak bunun için enerji, ambalaj, işçilik ve gıda güvenliği maliyetlerinin birlikte hesaplanması gerekiyor.
 
Üst