Yurek
New member
Örtük Programın Amacı Nedir?
Bir sabah ofiste otururken, yeni bir projeye başlamak üzereydim. Masamın hemen karşısında oturan Sibel, bilgisayarını açtı ve ekranda bir şeyler okumaya başladı. Merakla neye baktığını sordum. Gülümsedi ve "Beni şaşırtacak bir şeyler arıyorum," dedi. "Bugünlerde etrafımdaki insanları daha iyi anlayabilmek için insan davranışları üzerine bazı yazılar okuyorum. Senin de ilgini çeker mi?"
Sibel’in bu ilginç sorusu beni düşündürdü. İnsan davranışları, toplumsal dinamikler, gizli kodlar… Fakat tüm bu karmaşanın ardında bir şeyler vardı. O an, örtük program hakkında daha fazla bilgi edinme isteği doğdu içimde. Fakat neydi bu örtük program?
Hikâyemiz, tam da bu sorunun cevabını ararken başlıyor.
İlk Görünmeyen Adım: Gizli Dinamikler
Ali ve Zeynep, uzun yıllardır evli olan bir çiftti. Her şeyin yolunda gittiği, mutlu bir evlilikleri vardı. Ancak bir gün, Zeynep'in başına gelen bir durum, evliliklerinde derin bir çatlak oluşturdu. Zeynep, Ali'nin “çözüm odaklı” yaklaşımından bir türlü tatmin olamıyordu.
Bir akşam yemek sonrası Zeynep, Ali’ye içinden geçenleri anlatmak istedi. “Beni anlamıyorsun,” dedi, “Sadece çözüm değil, biraz empati de bekliyorum.” Ali, bir an sessiz kaldı. O an, Zeynep’in içindeki duygularla, Ali’nin çözüm odaklı düşünme tarzının ne kadar farklı olduğunu fark etti.
Zeynep, aslında daha çok ilişkisel bir yaklaşım arıyordu. Ali’nin ise, hep belirli bir noktaya odaklanarak sorunu çözmeye çalışma isteği vardı. O anda, ilişki dinamiklerinde iki farklı yaklaşım arasındaki dengeyi fark etmek zordu. İşte bu noktada devreye giren örtük programı, bu dengeyi şekillendiren ana faktördür.
Gizli Kodlar: Örtük Programın Gücü
Birçok kişi için görünmeyen, ancak toplumsal hayatın her alanında etkili olan bir şey vardı: “örtük program.” Bu program, toplumun ve bireylerin bilinçdışı düzeyde sahip olduğu, toplumun beklenen davranışlarını ve yaklaşımlarını düzenleyen bir tür toplumsal kod olarak tanımlanabilir.
Erkekler ve kadınlar arasında, toplumsal normlar gereği, çok farklı programlamalar mevcuttur. Ali’nin sürekli çözüm arayışına girmesi ve Zeynep’in empatik yaklaşımlarını istemesi, bu örtük programın bir yansımasıdır. Birçok erkeğin bilinç dışı olarak çözüm odaklı ve mantıklı bir yaklaşım sergilemesi, aslında uzun bir tarihsel süreçten gelen toplumsal baskıların sonucudur. Aynı şekilde, kadınların daha ilişkisel ve empatik bir yaklaşımı tercih etmeleri, toplumsal rollerin ve beklentilerin bir ürünüdür.
Fakat bu, her zaman tamamen doğru ve sağlıklı bir yaklaşım olmayabilir. Örtük program, toplumsal yapıların şekillendirdiği ve bireylerin bilinçsiz olarak içselleştirdiği normları ortaya koyar. Bu program zamanla, insanlar arasında yanlış anlamalar ve çatışmalara yol açabilir.
Toplumun Şekillendirdiği Yollar
Bu örtük program, sadece evlilik ilişkilerinde değil, iş hayatında ve günlük yaşamda da etkili olur. Erkeklerin genellikle daha stratejik, kadınların ise daha empatik yaklaşımlar sergilemeleri, toplumsal yapının ve tarihsel rollerin izlerini taşır. Ancak bu normlar, her birey için geçerli değildir ve her zaman sağlıklı değildir.
Günümüzde, toplumsal cinsiyet rollerinin değişmesiyle birlikte, insanlar da bu eski programları sorgulamaya başlıyorlar. Ali ve Zeynep gibi çiftler, bazen örtük programların etkisiyle birbirlerini yanlış anlayabiliyorlar. Ali, çözüm odaklı düşünürken, Zeynep'in empatik yaklaşımını anlamadığı için, aralarındaki iletişim kopabiliyor. Oysa Zeynep, Ali’nin derdini anlamadığını düşündükçe, daha da kapalı hale geliyor.
Bu dinamik, toplumun erkek ve kadınları nasıl şekillendirdiğini ve onların farklı bakış açılarıyla nasıl hareket ettiklerini gözler önüne seriyor. Ancak her iki taraf da bilinçli bir şekilde örtük programları sorgulamak ve birbirlerinin bakış açılarını anlamak için çaba göstermelidir.
Düşünceye Açık Bir Yol: Örtük Programı Değiştirmek
Zeynep ve Ali'nin yaşadığı bu çatışma, aslında toplumun büyük bir kısmı için bir yansıma olabilir. Örtük programı değiştirmek için her bireyin kendi davranışlarını gözden geçirmesi ve geçmişin yüklerinden kurtulması gerekmektedir. Ali, çözüm yerine bazen sadece dinlemeyi öğrenmeli, Zeynep ise daha az duygusal tepkiler vererek, stratejik düşünmeye ve çözüm üretmeye odaklanmalıdır.
Her iki taraf da birbirini anlamak için adımlar atmalı. Toplumun dayattığı kalıplardan kurtulmak, ilişkilerin sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlar. Birbirlerini daha iyi anlamak, empatik ve stratejik bakış açılarını dengelemek, her iki tarafı da daha huzurlu kılabilir.
Sonuç: Herkes Kendi Yolunda
Örtük program, toplumsal yapılar ve geçmişin etkileriyle şekillenir. Ali ve Zeynep’in yaşadığı durum, her birimiz için ders niteliğindedir. Herkesin kendine özgü yaklaşım tarzları vardır ve bu, toplumsal yapılarla iç içe geçmiş, bilinçsiz bir şekilde işleyen bir programdan kaynaklanır.
Ancak, bu programı değiştirmenin yolu, önce kendi davranışlarımızı anlamaktan geçer. Birbirimizi anlamak, empatik ve çözüm odaklı düşünceleri birleştirmek, toplumun beklediği kalıpların dışına çıkmayı gerektirir. Ve belki de en önemlisi, geçmişin yüklerini bir kenara bırakıp, yeni bir dil yaratmaktır.
Peki ya siz? Kendi örtük programınızı ne kadar sorguluyorsunuz? Ya da belki de, toplumsal kalıplar sizi ve etrafınızdaki insanları nasıl şekillendiriyor? Bu soruları düşündüğünüzde, belki de karşınızdaki insanları daha derinlemesine anlamaya başlarsınız.
Bir sabah ofiste otururken, yeni bir projeye başlamak üzereydim. Masamın hemen karşısında oturan Sibel, bilgisayarını açtı ve ekranda bir şeyler okumaya başladı. Merakla neye baktığını sordum. Gülümsedi ve "Beni şaşırtacak bir şeyler arıyorum," dedi. "Bugünlerde etrafımdaki insanları daha iyi anlayabilmek için insan davranışları üzerine bazı yazılar okuyorum. Senin de ilgini çeker mi?"
Sibel’in bu ilginç sorusu beni düşündürdü. İnsan davranışları, toplumsal dinamikler, gizli kodlar… Fakat tüm bu karmaşanın ardında bir şeyler vardı. O an, örtük program hakkında daha fazla bilgi edinme isteği doğdu içimde. Fakat neydi bu örtük program?
Hikâyemiz, tam da bu sorunun cevabını ararken başlıyor.
İlk Görünmeyen Adım: Gizli Dinamikler
Ali ve Zeynep, uzun yıllardır evli olan bir çiftti. Her şeyin yolunda gittiği, mutlu bir evlilikleri vardı. Ancak bir gün, Zeynep'in başına gelen bir durum, evliliklerinde derin bir çatlak oluşturdu. Zeynep, Ali'nin “çözüm odaklı” yaklaşımından bir türlü tatmin olamıyordu.
Bir akşam yemek sonrası Zeynep, Ali’ye içinden geçenleri anlatmak istedi. “Beni anlamıyorsun,” dedi, “Sadece çözüm değil, biraz empati de bekliyorum.” Ali, bir an sessiz kaldı. O an, Zeynep’in içindeki duygularla, Ali’nin çözüm odaklı düşünme tarzının ne kadar farklı olduğunu fark etti.
Zeynep, aslında daha çok ilişkisel bir yaklaşım arıyordu. Ali’nin ise, hep belirli bir noktaya odaklanarak sorunu çözmeye çalışma isteği vardı. O anda, ilişki dinamiklerinde iki farklı yaklaşım arasındaki dengeyi fark etmek zordu. İşte bu noktada devreye giren örtük programı, bu dengeyi şekillendiren ana faktördür.
Gizli Kodlar: Örtük Programın Gücü
Birçok kişi için görünmeyen, ancak toplumsal hayatın her alanında etkili olan bir şey vardı: “örtük program.” Bu program, toplumun ve bireylerin bilinçdışı düzeyde sahip olduğu, toplumun beklenen davranışlarını ve yaklaşımlarını düzenleyen bir tür toplumsal kod olarak tanımlanabilir.
Erkekler ve kadınlar arasında, toplumsal normlar gereği, çok farklı programlamalar mevcuttur. Ali’nin sürekli çözüm arayışına girmesi ve Zeynep’in empatik yaklaşımlarını istemesi, bu örtük programın bir yansımasıdır. Birçok erkeğin bilinç dışı olarak çözüm odaklı ve mantıklı bir yaklaşım sergilemesi, aslında uzun bir tarihsel süreçten gelen toplumsal baskıların sonucudur. Aynı şekilde, kadınların daha ilişkisel ve empatik bir yaklaşımı tercih etmeleri, toplumsal rollerin ve beklentilerin bir ürünüdür.
Fakat bu, her zaman tamamen doğru ve sağlıklı bir yaklaşım olmayabilir. Örtük program, toplumsal yapıların şekillendirdiği ve bireylerin bilinçsiz olarak içselleştirdiği normları ortaya koyar. Bu program zamanla, insanlar arasında yanlış anlamalar ve çatışmalara yol açabilir.
Toplumun Şekillendirdiği Yollar
Bu örtük program, sadece evlilik ilişkilerinde değil, iş hayatında ve günlük yaşamda da etkili olur. Erkeklerin genellikle daha stratejik, kadınların ise daha empatik yaklaşımlar sergilemeleri, toplumsal yapının ve tarihsel rollerin izlerini taşır. Ancak bu normlar, her birey için geçerli değildir ve her zaman sağlıklı değildir.
Günümüzde, toplumsal cinsiyet rollerinin değişmesiyle birlikte, insanlar da bu eski programları sorgulamaya başlıyorlar. Ali ve Zeynep gibi çiftler, bazen örtük programların etkisiyle birbirlerini yanlış anlayabiliyorlar. Ali, çözüm odaklı düşünürken, Zeynep'in empatik yaklaşımını anlamadığı için, aralarındaki iletişim kopabiliyor. Oysa Zeynep, Ali’nin derdini anlamadığını düşündükçe, daha da kapalı hale geliyor.
Bu dinamik, toplumun erkek ve kadınları nasıl şekillendirdiğini ve onların farklı bakış açılarıyla nasıl hareket ettiklerini gözler önüne seriyor. Ancak her iki taraf da bilinçli bir şekilde örtük programları sorgulamak ve birbirlerinin bakış açılarını anlamak için çaba göstermelidir.
Düşünceye Açık Bir Yol: Örtük Programı Değiştirmek
Zeynep ve Ali'nin yaşadığı bu çatışma, aslında toplumun büyük bir kısmı için bir yansıma olabilir. Örtük programı değiştirmek için her bireyin kendi davranışlarını gözden geçirmesi ve geçmişin yüklerinden kurtulması gerekmektedir. Ali, çözüm yerine bazen sadece dinlemeyi öğrenmeli, Zeynep ise daha az duygusal tepkiler vererek, stratejik düşünmeye ve çözüm üretmeye odaklanmalıdır.
Her iki taraf da birbirini anlamak için adımlar atmalı. Toplumun dayattığı kalıplardan kurtulmak, ilişkilerin sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlar. Birbirlerini daha iyi anlamak, empatik ve stratejik bakış açılarını dengelemek, her iki tarafı da daha huzurlu kılabilir.
Sonuç: Herkes Kendi Yolunda
Örtük program, toplumsal yapılar ve geçmişin etkileriyle şekillenir. Ali ve Zeynep’in yaşadığı durum, her birimiz için ders niteliğindedir. Herkesin kendine özgü yaklaşım tarzları vardır ve bu, toplumsal yapılarla iç içe geçmiş, bilinçsiz bir şekilde işleyen bir programdan kaynaklanır.
Ancak, bu programı değiştirmenin yolu, önce kendi davranışlarımızı anlamaktan geçer. Birbirimizi anlamak, empatik ve çözüm odaklı düşünceleri birleştirmek, toplumun beklediği kalıpların dışına çıkmayı gerektirir. Ve belki de en önemlisi, geçmişin yüklerini bir kenara bırakıp, yeni bir dil yaratmaktır.
Peki ya siz? Kendi örtük programınızı ne kadar sorguluyorsunuz? Ya da belki de, toplumsal kalıplar sizi ve etrafınızdaki insanları nasıl şekillendiriyor? Bu soruları düşündüğünüzde, belki de karşınızdaki insanları daha derinlemesine anlamaya başlarsınız.